Bankacı Olmamak İçin Geçerli 5 Sebep

Bankacı olmamak için geçerli sebepler bu mesleğin zorluğunu ortaya koyuyor. Bankacı olmamanın nedenlerini inceledikten sonra bu mesleğe yönelip yönelmemeye karar verebilirsiniz.

Bankacı Olmamak İçin Geçerli 5 Sebep

Bankacılığın 5 kötü yanını derlediğimiz bu makalede neden bankacı olmamanız gerektiğinden bahsedeceğiz. Bankacılık mesleği, her ne kadar ülkemizde ve dünyada lokomotif meslekler arasında yerini alsa da, oldukça zor ve stresli bir iş olması ile ün yapmış durumdadır. Dışarıdan bakıldığında şık kıyafetler içerisindeki insanların çeşitli telefon görüşmeleri yaptığı ve kendilerini para hesapları içinde kaybettiği bir meslek alanı gibi görünse de, içeriden durum oldukça farklıdır. Bankacılar, güler yüzlü ve sabırlı konuşmalarının altında aşırı yükleme sınırlarını aşmış bir stres, kendisine konan hedeflerin peşinden gitmek zorunda olduğu için mecburiyet ve siz müşterisini kaybetmemek için bazı ufak yalanlar barındırıyor. Sabahtan akşama kadar paralarla haşır neşir oluyor diye özendiğimiz bankacılık mesleği, aslında insanların yoğun bir stres ortamında çalışmasına neden olarak kişisel tatmin ve keyifli çalışma adına hiçbir katkıda bulunmuyor. Özellikle ekonomik dalgalanmaların baş gösterdiği şu dönemde banka çalışanları, bankanın uğradığı zararın sorumlusuymuşçasına stres nedenlerine yenilerini ekliyorlar. Şimdi sizlerle bankacı olmamanız için 5 sebep konusunu inceleyeceğiz.

İnsanlarla Uğraşmak ve Karmaşık Banka İşlemlerini Anlatmak

İnsanlara laf anlatmak ne kadar zor, hayatınızda en az bir defa tecrübe etmişsinizdir. Banka çalışanları bunu mesailerinin neredeyse her dakikası yaşıyor.

Bankaların yegâne para kazanma aracı mevduat sahibi olan müşterilerdir. Mevduat ne kadar artarsa banka o kadar büyür. Ne kadar fazla kredi verilebilirse banka o kredilerinden faizlerinden o kadar çok kazanır. Komisyonlardan elde edeceği paralarla büyüme hızını arttırır. Müşterilere sağladığı hizmetlerle kendisine parasal bir döngü sağlayarak kendi sermayesini oluşturur. Düşünün ki bunların hepsi, çalışanların güler yüzlülüğüne ve anlatım kapasitesine bağlı! Çünkü müşteri, en temelde bankaya güvenerek iş yapar. Yalnızca imzalara ve kâğıtlara değil, insanlar olarak karşımızdakine de güveniriz. Eğer karşımızda somurtan ya da sorduğumuz sorulara hoş olmayan yanıtlar veren biri ile muhatapsak, duyacağımız güven yıkılır. Bu da bizim işlemimizi yapmadan oradan ayrılmamıza neden olur. Bu yüzden bankacılar, aynı şeyi defalarca sorsak bile güler yüzlü davranmak zorundadırlar. Her ne yaşamış ve ne hissediyor olurlarsa olsunlar, bunu müşteriye yansıtamazlar.

Birden Fazla İşe Aynı Anda Odaklanma Gerekliliği

Birden fazla işe aynı anda koşabilme, özellikle Silikon Vadisi’nde multitasking yeteneği olarak biliniyor. Bu yetenek bir Silikon Vadisi için, bir de bankacı olmak için ön koşul. Eğer yalnız tek bir iş ile ilgilenebilen, ikinci ve üçüncü işler sıraya dizildiğinde dikkati dağılan biriyseniz bankacılığın size uygun olmadığını söyleyebiliriz.  Aynı anda hem masanızda çalan telefona bakmalı, hem karşınızdaki müşteri ile ilgilenmelisiniz. Bunun yanında size sürekli bilgisayar ekranından göz kırpan web işlemlerini de yapmalı, her boşluğunuzda kredi borcunu veya kredi kartı ekstresini ödemeyen bir müşteriyi aramalısınız. Tabi bu arada telefon veya bilgisayarınıza tanımlı iç mesajlaşma veya e-mail yolu ile EFT, Havale gibi talimatlı işlemleri de halletmelisiniz. Tüm bunları aynı anda yapabilmek neredeyse bilgisayar gibi sekmeler açabileceğiniz ve sekmeler arasında gezinti yapabileceğiniz bir beyin gerektiriyor. Üstelik konu para olduğundan, dalgınlıkla atılan veya silinen bir 0’ın nelere mal olabileceğini düşünemiyoruz bile. Bu yüzden dikkat yeteneği ve multitasking de, bankacı olmamanız için 5 sebep arasında yerini alıyor.

Hedefleri Tutturma Stresi

Banka yöneticilerinin çalışanlara aylık hedef koyması başta motivasyon ve çalışma azmini arttırma çalışması olarak ortaya çıksa da, zamanla ilkel bir şartlanmaya dönüştü. Hedeflerini tutturamayan veya tutturmakta zorlanan banka çalışanlarına uygulanan mobbing, ülkemizde beyin kanaması geçiren bir banka çalışanı ile su yüzüne çıktı. Bankalardaki hedefler aylık sayılarla belirlenen mevduat hesabı açma, kredi müşterisi bağlama, sigorta yapma gibi çeşitli alanlarda olabiliyor. Daha önce ‘Bankacılıkta Hedef Terörü’ başlığıyla kamuda yankılanan konu, halen değişmiş ya da çözüme ulaştırılmış değil. Ekonomik dalgalanma banka karlarını düşürdükçe, üst kademedeki herkes bir altındakine yükleniyor. Üstler çareyi çalışanlara hedef adı altında tehdit ve dayatma yoluyla çalıştırmakta buluyor. Çalışanlar ise işsiz kalmamak adına müşterilerine yalan söylemek zorunda kalabiliyor, aslında zorunlu olmayan sigorta için zorunlu demek gibi…

Acımasız Rekabet Ortamı

Bankacılık sektöründeki rekabet öyle sanıyoruz başka hiçbir sektörde yok! Buradaki rekabette hem çok güzel ve ikna edici konuşmalı, samimi davranırken çıkarlarınızı korumalısınız. Yıllarca çalışıp para biriktiren bir insan neden parasını sizin mevduat hesabınıza yatırmalı? Yıllarca parasını saklayan yaşlı bir kadın neden sizin altın kampanyanıza tüm parasıyla katılmalı? Tüm bunların yanıtını samimi, içten ve ikna edici bir şekilde vermek zorundasınız.

Bankalarda ve şubelerde verilen hizmetler büyük ölçüde aynı olsa da, sunuş şekli ve ikna kabiliyeti konusunda ayrılıklar yaşanıyor. Bu da sizin rekabet ortamınızı kızıştırıyor. Yapılan araştırmalara göre 2016 yılı itibariyle bankacılık sektöründeki çalışanların %70’i antidepresan kullanıyor. Bankalar, değişen ekonomik sistemler ve küreselleşme ile birlikte en iyi ve en tercih edilen olmayı hedefliyor. En iyiyi hedeflemek tabi ki güzel ancak iş çalışanlara geldiğinde rekabet ortamının acımasızlığı gün yüzüne çıkıyor. Bankalarda hedef yarıştırma, satış yarıştırma gibi pek çok ilkel yöntemle motivasyon verilmeye çalışılıyor. Bir banka şubesi çalışanı, rakip bankalarla, aynı bankanın başka şubeleri ile hatta aynı şubedeki arkadaşlarıyla bile yarış halinde olmaya zorlanıyor. Körüklenen bu rekabetin sonu da acımasız mobbinglere varıyor.

Her Geçen Gün Zorlaşan Bir Sektör

Her gün gelişen iş alanı bankacılık, meslek tanımlarının büyük kısmının yeniden yapılandırıldığı şu dönemde ‘modern bankacılık’ özelliğiyle tanışıyor. Her gün kendinize yeni bir bilgi ve yetenek katmanız gereken bu sektör, modern bankacılık anlayışı ile farklı hizmetler öne sürüyor. Müşterilerinin farklı ihtiyaçlarına cevap vererek en iyi olmaya çalışan bankalar, her geçen gün yeni bir hizmet adı ortaya koyuyor. Geçmişte sermaye piyasalarını takip ederek iyi para kazanan bankacılar, şimdi reel sektörü izliyor. Geçmişte sermaye ve para odaklı iken, şimdi psikoloji ve insan odaklı çalışılıyor. Bireysel ve kurumsal hizmetler öne çıkarken, piyasa değerini kaybetti. Bankacılık yaparak para kazanmak ve size verilen hedefleri gerçekleştirmek istiyorsanız tüm bu değişimlerden haberdar olmak zorundasınız. Nasıl çalışmanız gerektiğini ve bankanızın genel bakış açısını, vizyon ve misyonunu bilmeli, ona göre bir çalışma stili geliştirmelisiniz. Bankanız bireysel kredilere mi yatkın yoksa şirket işlemlerine mi? Bankanız marjların daralması konusunda ne düşünüyor? Bankanız dolar yatırımını mı altın desteğini mi tavsiye ediyor? Eğer o medeni savaş alanında ayakta kalmak istiyorsanız, bunları bilmek zorundasınız.

Bilmeniz gereken bir başka özellik de bankanızda yeni çıkan ürünlerdir. Bankanızın ürün ve imkânlarını oldukça yakından takip etmelisiniz. Bu takibin getireceği stres ve zaman kaybı bankacı olmamanız için 5 sebep arasında sayılabilir. Önceden olmayan birçok banka özelliğini günümüzde kullanabildiğimizi hatırlayın. Hem eğitim hem mevzuat bilgisi açısından yeterliliğinize güvenirken, anlık gelişmeleri takip edebilen bir yapıda da olmalısınız. Ürün çeşidinin artışı ile birlikte ortaya pek çok farklı kampanya ve özelliğin çıktığını hatırlayalım. Özel sektör tahvili, türev ürün, korumalı fonlar gibi pek çok bankacılık materyali 2011 sonrası ortaya çıktı. Bu ürünleri pazarlamak için ise yalnız ürün bilgisi yeterli değil. Mevzuata hâkim olan banka çalışanının aynı zamanda bilgi birikiminin de olması, kâğıt üzerinde verilen uygulanabilir kampanyaların gerçek hayata entegresini de yapmalıdır. Bu açıdan bakıldığında da bankacılık, dünyadaki otoritelerin de görüş bildirdiği gibi yapılması her geçen gün zorlaşan bir meslek olma özelliği taşıyor.


YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.